Doğumsal
Metebolizma Hastalığı Ne Demektir?
a)Metobolizma:
Her canlı yaşamını sürdürmek için enerjiye ve yapısal maddelere
ihtiyaç duyar.İhtiyacımız olan bu yapı taşlarını ve enerjiyi,yiyecek
ve madde içecekleri sindirerek alırız.
Temel besin maddeleri:
Karbonhidratlar (örn.şeker,un, nişasta)
Yağ
Protein (et,yumurta,baklagiller v.s)
Vitaminler ve mineraller
Metebolizma
yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların, vücudumuzun ihtiyacı olan
yapısal maddelere veya enerjiye dönüştürülmesi işlemidir.Metebolizma
sürecinde ağızdan aldığımız besinler çeşitli kimyasal işlemlerden
geçerler. Besin maddelerinin yapısal maddelere parçalanması
veya enerji üretmek için yakılması işleminde enzim denilen kimyasal
aracılar görev alır.
b) Protein
(aminoasit) metebolizması bozuklukları:
Proteinler vücudumuzun temel yapı taşıdır ve toplam vücut kitlesinin
altıda birini oluşturur. Sağlıklı bir şekilde yaşamımızı sürdürebilmemiz
için her gün besinlerle protein almamız gerekir. Özellikle bebekler
ve gelişme çağındaki çocuklar, erişkinlere oranla daha fazla
proteine ihtiyaç duyarlar.
Protein
bakımından en zengin besinler et, süt, yumurta, balık gibi hayvansal
kökenli besinler olarak bilinmekle birlikte, baklagiller,tahıllar,kuruyemişler,meyveler
gibi bitkisel besinlerin hepsinde de protein bulunmaktadır.
Tüm proteinler
aminoasit denilen daha küçük yapıtaşlarının birleşmesinden oluşur.İnsan
vücudundaki proteinlerin yapısında 20 ayrı aminoasit mevcuttur.Bunların
bir kısmı vücutta başka aminoasitlerden üretilebilirken, bazılarının
mutlaka besinlerle alınması zorunludur ki aminoasitlere elzem
aminoasitler denir.
Bazı bebekler
bu aminoasitlerin metabolizmasında bozukluklarla dünyaya gelirler.Bu
bebeklerde metebolizma jşleminde aracılık yapan enzimlerin bir
veya birden fazlası doğuştan itibaren yoktur.
FENİLKETONÜRİ
En sık rastlanan doğumsal metobolizma hastalığıdır.
a) Fenilalanin
Fenilalanin
insan vücudundaki proteinlerin yapısında olan 20 aminoasitten
birisidir.Vücutta üretilemediği için mutlaka besinlerle dışarıdan
alınması gerekir yani elzem aminoasitlerden birisidir. İşte
bu fenilalanin denilen aminoasit vücutta bazı kimyasal maddelerin
ve hücrelerin yapı taşlarının üretiminde kullanılır.Bazı bebeklerde
fenilalanini başka aminoaside çeviren enzim(PAH) yok veya yok
denecek kadar azdır.Bu bebeklerin içtikleri sütte,yediği besinlerde
bulunan fenilalanin başka bir aminoaside çevrilemez. Vücutta
bebeğin kanında biriktikçe birikir. Ve kanda biriken bu fenilalaninin
fazlası çok zararlıdır.Bebeğin beynine(zihinsel gelişimine)
kalıcı zararlar verir. İşte bu hastalığa Fenilketonüri denir.
b) Fenilketonüri
ne kadar sıktır?
Fenilketonüri
dünyada en sık rastlanan doğumsal aminoasit metebolizması bozukluğudur.
Dünyada doğan her 10.000 bebekten, Türkiye'de ise doğan her
4.500 bebekten birisinde bu enzim eksiktir,yani fenilketonüri
hastasıdır.
Bu hastalığın
bilgisi genlerde taşınır ve bir insanın genlerinin yarısı anneden,
yarısı babadan gelir. Fenilketonüri hastalığı taşıyan gen çekinik
bir gendir.Yani anne ve babadan birinden hastalık taşıyan gen
gelir;diğerinden ise bu hastalığı taşımayan ,sağlıklı gen gelirse
bu çocuk fenilketonüri hastası olmaz. Çünkü sağlıklı hatasız
gen baskın gelir.Ama doğan çocuk bu hastalık bilgisi içeren
geni taşır.Eğer bu çocuk ileride kendisi gibi sağlıklı, ama
taşıyıcı (yani fenilketonüri hastalığı geni taşıyan) birisiyle
evlenir ve çocuk sahibi olursa; çocuk dörtte bir ihtimalle fenilketonüri
hastası olacaktır.
Taşıyıcı
anne ve babanın her dört çocuğundan birisi fenilketonürili olacak,
diğer üçü sağlıklı olacak diye kesin bir kural yoktur.Bu bir
olasılıktır. Çocuklardan hiçbirinin hasta olmayacağı gibi, ardı
ardına 3 çocukları da fenilketonüri hastası olabilir. Kesin
olan tek şey, böyle bir ailenin her yeni çocuğu olduğunda hasta
olma ihtimalinin dörtte bir olmasıdır.
Türkiye'de
bu hastalığın daha sık olmasının iki sebebi vardır. Birincisi
ne yazık ki bizim toplumumuzda fenilketonüri hastalığı taşıyan
gen oranı fazladır. İkinci ama çok daha önemli olan sebep ise
akraba evlilikleridir .Yakın akrabalar birbirleriyle evlendiklerinde,
bu hatalı genlerin buluşup hasta çocukları olma olasılığı çok
artar.
c) Fenilketonürili
çocuklarda ne gibi sorunlar olur?
Fenilketonüri
hastalığı olan çocuğa özel bir diyet uygulamaz ve doğal besinlerde
bulunan fenilalanini almaya devam ederse; vücudunda, kanında
aşırı miktarda fenilalanin birikir. Aşırı miktarlardaki fenilalanin
vücuda çok zararlıdır. Beyin ve sinir sistemi gelişiminde geri
dönüşümsüz hastalara yol açar. Özel diyet uygulamayan fenilketonürili
çocuklarda ciddi zihinsel engel ortaya çıkar.
Ruhsal bazı
sorunlar, spastik hareketler, sara hastalığı benzeri nöbetler,
ciltte,saçlarda ve gözlerde aşırı açık renk, vücutta biriken
aşırı fenilalaninin yıkım ürünleri idrarla atıldığı için idrarda
küf benzeri koku fenilketonürili hastalarda sık rastlanan bulgulardır.Özel
diyet uygulanmadan normal çocukların beslendiği şekilde beslenen
veya fenilketonürili çocukların zeka seviyelerindeki düşüklük
yaş artışı ile giderek belirginleşir ve kalıcı hasar oluşur.
d) Fenilketonüri
teşhisi nasıl konur?
Ülkemizde
her yeni doğan bebeğin topuğundan kan alınarak,özel bir kağıda
damlatılır ve bu kağıttaki kan Guthrie Testi ne tabi tutulur.Bu
testte saptanabilen birkaç doğumsal hastalıktan birisi de Fenilketoniridir.
Hastalık olduğu saptanan bebeklerin aileleriyle temasa geçilerek
özel diyet tedavileri düzenlenmektedir.
e) Fenilketonüri
tedavi edilebilirmi?
Fenilketönürinin
tedavisi, çocuğun besinlerinden fenilalalin denilen aminoasitin
kısıtlanması ile sağlanır. Fenilalanin doğal besinlerdeki proteinlerde
çok miktarda bulunan bir aminoasit olduğu için bu çocukların
diyetlerinde ciddi anlamda protein kısıtlanması gerekmektedir.
Çocukların
gelişimlerini sağlamak için proteine gereksinimleri çok fazladır
ve fenilalanin içermeyen protein ancak diyet ürünlerinden alınabilir.
Çocuğun gereksinimi olan çok az miktardaki fenilalanin de, doktor
veya diyetisyen tarafından düzenlenen diyetteki, doğal besinlerden
alınabilir.
Fenilketonürili
çocukların temel besin maddesi fenilalanin içermeyen özel mamalardır.Doğal
besinlerin çok büyük kısmında yüksek miktarda fenilalanin olduğu
için, çocuklar besin ihtiyaçlarını o besinlerden karşılayamazlar.
Doğal besinlerle beslendikleri taktirde kanlarındaki fenilalanin
seviyesi aşırı yükselerek çocukta zihinsel engel ve gelişim
bozuklukluklarına yol açar.
Fenilketonürili
hastanın yada ailesinin dikkat etmesi gereken temel noktalar.
1. Teşhisi
koyan ve diyet tedavisini düzenleyen merkezlerin önerilerine
ve verdikleri diyete harfiyen uymak.
2. Yine aynı merkezin uygun gördüğü aralıklarla çocuklarını
kontrole getirmek,tahlillerini yaptırmak.
3. Çocuğun yaş grubunu uygun olarak doktorun reçete ettiği mamayı
kullanmaya devam etmek.
4. Bu özel diyeti hiçbir zaman kesmemek, kontrollere gitmeye
devam etmek.
f) Fenilketonüri
diyeti nasıl olmalıdır?
Fenilketonürili
çocuklar,fenilalanin içermeyen ama diğer tüm aminoasitleri(gerekli
proteini).vitamin ve mineralleri hastanın yaşına uygun ve yeterli
miktarda içeren özel diyet ürünleri desteği ile beslenmelidirler.Vücudun
ihtiyacı olan az miktardaki fenilalanin ve yağ, karbonhidrat
gibi diğer besin maddeleri doktorun veya diyetisyenin düzenlediği
diyeti uyularak,izin verilen doğal besinlerden karşılanmalıdır.Kesinlikle
diyette verilen besinler dışında veya diyetteki miktarın üzerinde
doğal besin tüketilmemektedir.
Her yaşın
ve her bireyin besin ihtiyaçları farklıdır.Hastanın ihtiyaçları
ve tahammül edebildiği fenilalanin miktarına göre her hasta
için uygun diyet farklıdır.
g) Fenilketonürili
hastalar neler yiyebilir?
Kırmızı
ve beyaz et, sakatatlar, baklagiller,fındık fıstık gibi çerezler,yumurta
gibi yüksek protein içeren besinler,yüksek fenilalanin içerdikleri
için fenilketonürili hastalara tümüyle yasaktır.Sebze ve meyveler,
püreler, meyve suları v.s ise ancak diyette doktorun uygun gördüğü
miktarlarda tüketilmelidir.
Kaynak:Nutrıcıa
milupa, Hastalar ve Aileleri İçin Bilgilendirme Kitapçığı